‘Yabancı’
Therion, İsveçli senfonik metal topluluğudur.
lk başta death metal tarzında eser verirlerken, sonradan yarattıkları ve günümüzde popüler bir tür olan senfonik metal türünde eserler vermeyi tercih etmişlerdir.
Kuruluşu 1990′ın da ötesinde olan Therion’un tarzı gerçekten oldukça özel… Metalin içindeki seslerden daha benzersiz ve daha özgün sesleri yaratmaya çalışan bu İsveçli grup, senfonik öğeleri, opera tadındaki vokalleri ve Orta Çağ’a özgü koroların mükemmel uyumunu kullanarak klasik metal ve gotik kavramlarını birlikte işleyerek ortaya büyüleyici bir tarz çıkarıyor.
http://www.ozgurgunduz.com/index.php/2010/06/therion-dinletherion-dinle.html
...... Devamini okuyun »
Haggard, 1991`de Asis Nasseri önderliğinde kurulan Alman senfonik metal grubu. Klasik, rönesans ve orta çağ müziğini modern doom metal ile birleştirmişlerdir.
Grup, 1991 yılında daha çok death metal türüne ait müzik yapıyordu. 1992 yılında tarzlarını değiştirerek senfonik metale yöneldiler. 1997 yılında And Thou Shalt Trust… The Seer albümüyle ilk çıkışlarını yaptılar. 3 yıl sonra, 2000`de yayımladıkları Awaking the Centuries albümüyle dünyada tanınır bir hale geldiler. Özellikle Almanya ve Güney Amerika`da grubun önemli bir hayran kitlesi oluştu. İtalyan bilgin Galileo Galilei`ye adadıkları Eppur Si Muove albümü 2004`te piyasaya çıktı.
Awaking The Centuries albümünden önce grup 21 kişiydi. Şu anda ise grup 16 kişiden oluşmaktadır. Bütün şarkıları vokalist ve gitarist Asis Nasseri yazmaktadır.
Demolar [değiştir]
Düşünmeye ihtiyacınız varsa size destek olacak, gitmek istediğiniz yere gideceksiniz…
Empyrium Wassergeister Die Schwäne Im Schilf
Empyrium Where at night the wood grouse plays
Aşağıda ki adresten dinleyebilir ve indirebilirsiniz.
http://www.songsremix.com/list.php?new=y&term=empyrium&source=All
Grubun temellerini Ulf Theodor Schwadorf isimli yalnız we kendi içine kapanık bir alman genci tarafından 1994 yılında Almanya’da atıldı. Dinlediği ve hayran olduğu grupların aksine Ulf, daha kendine özgü ve daha kendisiyle bağdaşan, içinden saf hüzünü barındıran ilk Empyriuym melodilerini çalmaya başlamıştı. Daha önceden tanıdığı ve kendine yakın arkadaş olarak gördüğü Andreas Bach isimli diğer bir alman genci Ulf’u yalnız bırakmadı ve Empyrium’un temellerini birer birer çıkmaya başladılar. Grupta sanatçı eksikliğinden kaynaklanan aksilikler nedeniyle ilk demolarının çıkması hayli zaman aldı. En sonunda tam kadro ufak bir prova studyosuna kapanan elemanlar, zamanla anlaşmazlıklar nedeniyle sürekli bir ayrılır bir birleşlir hale gelmişlerdi ki; Ulf buna bir son vermek istedi ve verdide. Daha sonra yapılan röportajlarında bunu daha detaylı olarak açıklayan Ulf’un “kalabalığın iyi bir şey olmadığının” üzerinde sıklıkla durması konunun anlaşılmasına yeterli oldu.
...... Devamini okuyun »
