‘Yazdıklarım’
- herkesden ve herşeyden önce kendine şans ver, bu şansa hep ihtiyacın olacak….
- hayat öyle garip ki bir bakmışsın arkana kayıp gitmiş herşey, geçenler geleceklerden daha çok mutlu ediyor gibi hissedecek düşündükçe geçmişi arayacasın. Geçenlerin yerini yenileri dolduramayacak fakat içinde tüm duygular farklı bir boyut kazanacak.
(sevgi-aşk-nefret-hırs-özlem,istemek vb.)
- farklı bir boyut olan fakat asla ispatlayamadığın zamanın, neler getirdiğini ve neler götürdüğünü göreceksin, fakat sonunda bir ölüm var ve gittikçe her şey daha anlamlı bir anlmasızlığa ulaşacak.
- yaptıkların yapacaklarının işareti değil ama başlangıcı olacak. Bu herşeyi zorda yapabilir kolayda….
- bazen yalnız kalmayı, bazen güneşe bakmayı bazense 2 çift kelimeyi özleyeceksin. bunun için kendini kendinden mahrum etme içindeki seni asla kaybetme.
- Hayatına girenler, çıkanlar olacak ama hiç bir zaman geçmişteki kadar etkili ve anlamlı olmayacak, sende zaten istemeyeceksin ne yeni yüzler nede yeni sesler.
- hayata karşı dururken tüm gücünle, o kadar dayandığın büyük şeylerin değil, küçüçük birikmişlerin bir çölmeyle yıktığını göreceksin.
- aslında bir mutluluk olmadığını ve kimseyi mutlu edemediğini, aslında kendi mutluluğunu insanların mutluluğu sağlarken yaşandığını ve kendin için asla bir şey isteyemediğinin farkına varacaksın. Kendin için istediklerin sevdiklerin için istediklerin olacak.
- daha az bakacaksın gökyüzüne, daha az duyacaksın rüzgarın sesini sana mutluluk veren güneş daha az yakacak tenini. Yıpranmış alışmış ve yaşlanmış olacaksın, yaşınla değil ama yaşadıklarınla.
- oysa diyeceksin, ne umutla başlamıştım hayata ne keşkeler bitecek nede geçmişi düşünmeler, anlayacaksın zamanın bir şeyler getirdiğinden çok götürdüğünü, ve kimsenin anı yakalayamadığını,
- Anladıkça anlayacaksın, anlatmanın ne kadar zor olduğunu ve bunun senin yeteneğin ile değil karşındakinin anlamak istemsiyle ile alakalı olduğunu.
- Yaşamak nefes almaktan ibaretse yaşayacak…
- Yitirmek ölmek ise her an her saniye bir şekilde öleceksin.
Özgür GÜNDÜZ
Duygunun demi çökmüş içime,
Tutamaz hiç bir süzgeç kelimeleri,
Saramaz ki bir gazlı bez, yaralanmış bir kalbi.
Yazmak bir ağrı kesici,
Düşünmek ise antibiyotik etkili bir tedavi.
Mutsuzluktur düşünmenin yan etkisi.
Kullananlar memnun mu bilmem ama.
Çok antibiyotik alan biri oldum sonunda…
Ondandır kelimelerimin tüm derdi…
Özgür GÜNDÜZ - Yılın 199. Günü, günün ise sabahı öğlene sarkıtan saati.
Yalan dolu bir çuval hayatımız.
Kandırdığımız tek kendimiz, kandığımız herkes.
Oynamak olmuş genel Âdet.
Gözlere bakamazken gözler, Bir nevi uyuşturucudan ibaret.
Uzaktan söylenen sözler…
Biraz kandırmak biraz kanmak, işte mesele bu.
Ne kadar kandırırsam o kadar varım olmuş,
Düşünen adamın sözü. (Düşünüyorum öyleyse varım)
Dolduralım haydi,
Dibi delik bu yalan çuvalını.
Götürürüz belki Yalan dolu bu hayatı…
Özgür GÜNDÜZ -17 TEMMUZ 2 bin 9
Sabahtan dönen bir akşamın ufkunda sitemimdir tüm yalana ve yalancılara….
Saat 00:00, Yalnızlığın bir işareti olsa gerek,
Simsiyah bir boslukta parlayan kutup yıldızı.
AY gene kayıp yüzünün karası bulaşmış gökyüzüne.
Bir rüzgar gülünün tıngırtısına karışmış,
Çıldırmış martı sesleri.
Bir işaret olmalı kayıp giden yıldızlar
Kayıp giden hayatlara…
Süpürürken çöpçüler sokakların yanlızlığını,
Hiç üşümeyen bir sokak lambası gibi dimdik durmak
Tutabildiğin kadar aydınlatmak karanlığı…
Bi işaret olmalı bütün bunlar…
Karanlığı aydınlığa aydınlığı karanlığa çevirene dair.
Kargalar zorunlu yatmış derin uykuya en erken kalkmanın verdiği telaşla,
Derin bir muhabbetin ardından sönmüş balkon ışıkları.
Dinmiş bitmiş ellerin okey şangırtıları.
Bir işaret olmalı bütün bular.
Bitmeye dair başlangıcı beklemenin.
Bir işaret olmalı bütün bunlar.
Anlamaya dair, anlatmak için yazılanlara…
Özgür GÜNDÜZ.
08 TEMMUZ 2009 Saat 00:00 da başlamış olan…
onca zaman kovaladığımız, sonunda yakalayacağımıza inandığımız hayatı hiç yakalaya bilen olmamışken,
imkansız yoktur deyip kendimizi kandırmamızın alemi ne,
hep bir yerinden eksik bu hayat namümkün tamamlamak…
Sallayın gitsin bence bende kovalayacak derman kalmadı artık saldım hayatı bir boy farkı ile önümde….
18-06-2209
Susuyorum kalabık bir dünyadan yalnızlığa
Sonsuzluğa ulaşan anlama, sırtımı sıvazlayan rüzgara.
Boyuyorum gökyüzünü siyaha, her sabahtan her akşama.
Susuyorum beni diğerlerinden farksız yapmaya çalışan dünyaya.
Her sabahtan her akşama
Susuyorum çığlık , çığlık her anlamda…
Özgür GÜNDÜZ -Vakit çok geç, geçmişe göre 07 HAZİRAN 2009
Neresinden durmak lazım hayatın ?
Önünde dursam arkası korkutuyor.
Başında dursam sonu muamma
Hep bir çelişki var tam ortasında.
Önünü göremediğin arkana bakamadığın.
Sorsalar anlatamadığın.
Ne tutuna bildiğin nede bırakabildiğin.
Sadece yaşarken yaşayabildiğin bir hayat…
Ölmüşsen zaten sorun yok…
Özgür GÜNDÜZ
31 Mayıs 2009 gün henüz batmadan