Haggard, 1991`de Asis Nasseri önderliğinde kurulan Alman senfonik metal grubu. Klasik, rönesans ve orta çağ müziğini modern doom metal ile birleştirmişlerdir.

Grup, 1991 yılında daha çok death metal türüne ait müzik yapıyordu. 1992 yılında tarzlarını değiştirerek senfonik metale yöneldiler. 1997 yılında And Thou Shalt Trust… The Seer albümüyle ilk çıkışlarını yaptılar. 3 yıl sonra, 2000`de yayımladıkları Awaking the Centuries albümüyle dünyada tanınır bir hale geldiler. Özellikle Almanya ve Güney Amerika`da grubun önemli bir hayran kitlesi oluştu. İtalyan bilgin Galileo Galilei`ye adadıkları Eppur Si Muove albümü 2004`te piyasaya çıktı.

Awaking The Centuries albümünden önce grup 21 kişiydi. Şu anda ise grup 16 kişiden oluşmaktadır. Bütün şarkıları vokalist ve gitarist Asis Nasseri yazmaktadır.

Demolar [değiştir]

...... Devamini okuyun »

Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark

acı bile yetmez bazen insana,
son dediğin içinde değildir aslında,
bitiremdiğinin başlangıcıdır dönüp durduğun etrafında,
dilin der bitti diye,
çok gözlü bir raf hikayesi bu,
hayatın içinde her gün bir göz dolar taki bir gün gelip o pamuk işlemi olana kadar,
bunu da son zannederiz ama değildir işte,
ne içimizde ne dışımızda bir tek şey var elimizde…
bitti demek dilimizde..

Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark

Bu gece,
senin için ağladım yine,
kendimi vurdum sensizliğime
yine baktım dünyamızda ki o güzel resimlere
düğümdü boğazım çözemedim
içimden canım benim dedim
devamını getiremedim,
sensiz geçen bu kaçıncı gece,
ben bir türlü kendime gelemedim
her yeri siyaha boyadım geceden
çok terledim uyandım
yanıma baktım yoktun, ağladım
özledim demek bile yetmiyor sensizliğime,
içim hiç elvermiyor böyle ölüp gitmeye,
ne olur gel son nefesimi vermeden sen diye,
işaret olsun bu sensiz geçen her geceye,
ölüyorum zuzum içimde sevgimle kal diye..

Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark

Bir sigara daha adına,

varlığına,

yokluğuna.

Bilmem kaçındır bu dumanına sardığım hayatımı,

gitgide azalan paketimden çıkardığım bir sigaraya daha.

Olsun diyorum yinede,

gelecekse bir gün,

ben olmadan gelmesin diye.

sart

Bymorpheus

Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark

Google Android işletim sistemi içeren akıllı telefonlar, Apple’ın iPhone’unu kendi sahasında geride bıraktı. Android telefonların Amerika payları, yüzde 46′ya yükselirken, iPhone’un payı yüzde 45′den, yüzde 42′ye geriledi.

Motorola Droid bu başarıda, liderliği üstleniyor: Bu model, Android telefonlar arasındaki yüzde 32 paya sahip

Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark

Cepte, sabit ücrete yüzde 154 zam!

Cep telefonu operatörleri, özellikle kontör dönemi bittikten sonra yaptıkları “Ucuza, her yöne bol bol konuşma” kampanyalarının acısını, faturalı abonelerden çıkarmaya karar verdi.

Zam zincirini başlatan firmaysa Turkcell oldu. Turkcell, abonelerine yolladığı kısa mesajlarla yeni tarifeler ve zamlar hakkında bilgi veriyor. Avea ve Vodafone da furyaya katılacak ve 6 TL’ye varan sabit ücret zammı önümüzdeki günlerde uygulanacak. Hatta operatörler, “marifetmiş gibi” eski tarifelere dönme ve sabit ücret zammından muaf olma seçeneğini ısıtıp, önümüze sürecek. Demek ki, “Selim hemşireli iğne reklamı” tüm operatörler için geçerliymiş.
(Kaynak: Yhoyt)

Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark


Hintli bir yaşlı usta çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde yaşlı usta  ona bir avuç tuzu bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.  Tadı nasıl diye soran yaşlı adama öfkeye acı diye cevap verdi.
Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp gölden su içmesini söyledi.

Söyleneni yapan çırak ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:gol
Tadı nasıl?
Ferahlatıcı diye cevap verdi genç çırak.
Tuzun tadını aldın mı? diye sordu yaşlı adam, hayır diye cevapladı çırağı. Bunun üzerine yaşlı adam suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:
Yaşamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı hep aynıdır. Ancak bu acının şiddeti neyin içine konulduğuna bağlıdır.
Acın olduğunda yapma gereken tek şey acı veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.

Sanırım büyüdükçe olduğumuz budur.


Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark
özgür gündüz sigaramın dumanına sarsam saklasam seni..

Sigaramın dumanına sarsam

Gökler yarılır , içinden düşer düşünceler,

Sanmayın biriktirdiklerimiz yok oluyor, gökte bütün sözler, söylenenler

düşecekler kafamıza birer birer..

Sisli bir havanın, verdiği derinlik  ile

sarar havayı bir küf  kokusu..

Bir gitar solosu gibi aklın,  bir aşağı,  bir yukarı..

İçine çekersin her nefeste yalnızlığını, sararsın sigaranın dumanına sevgini, sevdiğini…

Rüzgardan bile saklarsın bazen, içindeki tedirginliği..

Bir yanımız aydınlık, bir yanımız deli

Bu bir life circle, yaşam çemberi,
...... Devamini okuyun »

Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark

bol kahve, bol düşüncebol kahve bol sigara
tanıdığınız aynı ben işte,
düşünmekle varım yine.
sen diye, ben diye.
hiç sormayayım yalnızmıyım yine.
aradığım anlayanım nerede,
bu bir melodi, bir yalnızlık eseri,
düşünce boyutunda,
kahve kıvamında,
biraz acı, biraz sertir ama,
içersen içilir,
diriltir.

yazılıdığı tarihin bir önemi yok..;)
Bymorpheus

Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark

Düşünmeye ihtiyacınız varsa size destek olacak, gitmek istediğiniz yere gideceksiniz…

Empyrium  Wassergeister Die Schwäne Im Schilf

Empyrium  Where at night the wood grouse plays

Empyrium  Planty Moons Ago

Empyrium  Heimwaerts

Aşağıda ki adresten dinleyebilir ve indirebilirsiniz.
http://www.songsremix.com/list.php?new=y&term=empyrium&source=All

Grubun temellerini Ulf Theodor Schwadorf isimli yalnız we kendi içine kapanık bir alman genci tarafından 1994 yılında Almanya’da atıldı. Dinlediği ve hayran olduğu grupların aksine Ulf, daha kendine özgü ve daha kendisiyle bağdaşan, içinden saf hüzünü barındıran ilk Empyriuym melodilerini çalmaya başlamıştı. Daha önceden tanıdığı ve kendine yakın arkadaş olarak gördüğü Andreas Bach isimli diğer bir alman genci Ulf’u yalnız bırakmadı ve Empyrium’un temellerini birer birer çıkmaya başladılar. Grupta sanatçı eksikliğinden kaynaklanan aksilikler nedeniyle ilk demolarının çıkması hayli zaman aldı. En sonunda tam kadro ufak bir prova studyosuna kapanan elemanlar, zamanla anlaşmazlıklar nedeniyle sürekli bir ayrılır bir birleşlir hale gelmişlerdi ki; Ulf buna bir son vermek istedi ve verdide. Daha sonra yapılan röportajlarında bunu daha detaylı olarak açıklayan Ulf’un “kalabalığın iyi bir şey olmadığının” üzerinde sıklıkla durması konunun anlaşılmasına yeterli oldu.
...... Devamini okuyun »

Paylaşmanın Tadını Çıkar
  • RSS
  • email
  • Facebook
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Google Bookmarks
  • Live
  • MySpace
  • del.icio.us
  • Digg
  • Print
  • Sphinn
  • Mixx
  • Blogplay
  • StumbleUpon
  • Yahoo! Bookmarks
  • Share/Bookmark
Kategoriler
Arşivler
Sponsor
Social Network

My Space
Facebook
YouTube
Digg
Flickr
Stumbleupon
Technorati
Twitter
LinkedIn
MyBlogLog
social profilr
Hımm
  • 26487Total visitors:
  • 0Visitors today:
  • 47Visitors yesterday:
  • 214Visitors last week:
  • 34Visitors per day:
  • 0Visitors currently online:
  • 13 Şubat 2010Counter starts on: